Millet ‘Durmak yok, yola devam’ dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 53 oyla halkın seçtiği ilk yeni sistemin cumhurbaşkanı oldu.
Cumhur ittifakı yüzde 54 oy aldı. Bu seçim diğer seçimlerden farklıydı. Cumhurbaşkanına verilen oy ile partiye verilen oy oranlarında değişiklikler vardı. Bu da yüzdelik olarak sonuca yansıdı.
Bu seçimde CHP kaybetti ama Muharrem İnce kazandı. Oyunu yüzde 29’a kadar yükseltti. CHP yine baraj aşması için kendi seçmenden HDP’ye oy istedi. Bu şekilde barajı aştırıp AK Parti’ye vekil kaybettirmek için stratejık hamle yaptı. CHP kendi kimliğinden uzaklaştı ve her partiyle kolkola girebileceğini, misyon ve vizyon olarak CHP için artık önemli olmadığınıda gösterdi.
Bir diğer parti de İYİ Parti. Yüzde 10 oy aldı. Herkes MHP’nin oylarını bölecek diye beklerken MHP yine eski seçimlere göre oy yüzdeliğini korudu, hatta vekil sayısını arttırdı. Bunu şöyle yorumlamak gerekir; AK Parti’nin yüzde 7’si Meral Akşener’e oy verdi, yüzde 3 gibi de CHP’den oy aldı diye düşünüyorum.Ya da ülkedeki FETÖ’cüler Meral Akşener’e verdi diye düşünüyorum.
İlkez girdiği seçimde yüzde 10’luk barajı aştı. Bu başarının Meral Akşener’e ait olduğunu düşünmüyorum. AK Parti’nin içindeki gizemli kişilerin oyudur, başarısıdır.
Ben her zaman dedim, bu seçimde AK Parti kaybederse ‘AK Partiliyim, diyenler yüzünden kaybedecek diye. Çünkü Cumhurbaşkanlığında Recep Tayyip Erdoğan’a oy verip milletvekilliği için AK Partiye oy vermemeleriydi. Daha doğrusu içeriden ihanete uğradı.
Yine de şükür AK Parti birinci parti olarak seçimi kazandı. Yine şükürler olsun ki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olacak.
Gelelim Saadet Partisi’ne… Bu seçimi hem kaybetti hem de kendi içinde partiyle gönül bağı olanları da kaybetti. Büyük bir yanlış yaparak seçime CHP ile ortak girdi. Ve değişen bir şey olmadı. Yine yüzde 1 oy aldı. Ama dava partisi, Erbakan Hocamızın partisini Milli Görüş çizgisinden çıkarıp kendi kendini bitirdi.
Saadet Partisi için daha başka söz söylemek istemiyorum, gözümde ve gönlümde bitmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan oyunu artırdı ama terör destekçisi Demirtaş oy oranlarını azalttı.
Erdoğan tek başına girdiği cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 51.7 oy almıştı. Bu seçimde ise MHP ile ortak adayı olarak seçime girdi, yüzde 53 oy aldı. Bu demek oluyor ki Recep Tayyip Erdoğan’a bu millet güveniyor. Bu ülkeyi Erdoğan’a emanet etmek için millet olarak karar verdik.
Demirtaş’ın partisi CHP desteğiyle yüzde 10 barajını aşarken kendisi yani HDP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak yüzde 8 oy yüzdeliğinde kaldı. Aslında HDP kaybetti. HDP’ye oy veren kitle artık vermeyeceğini göstermiş oldu. Bunu bilen CHP barajı aşması için oy verdi. ‘Her aileden bir oy HDP’ye’ diye seçim çalışması yaptılar.
Şimdi AK Parti’nin şapkasını önüne koyup yerel seçimlere çok iyi hazırlanması gerekir. Neden Cumhurbaşkanlığı’na verilen oy AK Parti’ye aynı oranda verilmedi? Bunu iyi düşünmek gerekir. Millet bu mesajı neden verdi? Aday gösterilen vekillerden mi kaynaklanıyor? Ya da seçim çalışmasının iyi yapılmadığı için mi? Veya rehavete kapılıp ‘Nasılsa kazanırız’ dedinldiği için mi bu düşüş yaşandı? Bence hiçbiri değil. Ben açık açık şunu diyorum: Parti içinde gizli FETÖ’cüler var… Fetö’nün siyasi ayağı halen daha açığa çıkmadığı için bu sonuç böyle çıktı. Ve AK Partili gözüküp gizlice İYİ Parti’ye verdiler, diyede düşünüyorum. Yanı rüzgarın yönüne göre değiştiren bizden gözükenlerin ihaneti diye söylemek isterim.
Bunlar Recep Tayyip Erdoğan’a oy verip partiye oy vermeyen zatlardır. Sayın Erdoğan’ın Meclis’te gücünü zayıflatmak için yapıldı diye düşünüyorum. AK Parti bu düşüşün analizini iyi yapıp yerel seçimlere daha güçlü bir sesle yola devam etmesi için şimdiden çalışması gerekir ve bu zatları partiden ihraç etmek gerekir.
Yani bizden gözüküp bize destek olmayanları partinin içinde yeri olmamalıdır.
Demokrasi şöleni…
Demokrasi zaferi…
Başkanlığın ilk adımı…
Milletin dirilişi…
Bir ülkenin şaha kalkışı… 
Hepsi ülkemizin güçlü olduğunu gösteriyor.
Hizmetlerin devam edeceğini gösteriyor.
Bir ülkenin kaderini ancak o ülkenin vatandaşı olan kişiler belirler. Bu seçimde de milletin dediği oldu.
Bu seçimi millet kazandı, ülke Kazandı, milli değerlerimiz kazandı, milli şuurumuz kazandı.
Kaybeden dış güçler oldu. Kaybeden, Erdoğan gidecek, umudunu taşıyanlar oldu.
Kaybeden Avrupa ülkeleri oldu, çünkü Erdoğan gitsin, diye algı operasyonları yaptılar ve muhalefete maddi destek verdiler.
Kazanan Anadolu insanı oldu, kazanan Anadolu’nun değerleri oldu, kazanan İslam coğrafyası oldu.
Kazanan Filistin oldu…
Kazanan Gazze oldu…
Kazanan Kudüs oldu…
Kazanan, Türkiye’ye gönülden bağlı olan devletler oldu.
Kazanan, Recep Tayyip Erdoğan’a dua eden tüm Dünya’daki mazlumlar oldu.
Şimdi demokrasi zaferimizi kutlama vaktidir.
Şimdi şükür namazı kılma vaktidir.
Şimdi evimizde rahatça çayımızı içme vaktidir.
Şimdi 1 aylık seçim çalışmasının yorgunluğunu atma vaktidir.
Şimdi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı ilk başkan olarak izleme vaktidir.
Kısaca şunu da söylemek isterim.
MHP lideri Devlet Bahçeli’ye bir teşekkürü borç bilirim. AK Parti ile beraber seçime girip bu ülkenin sıkıntılarına omuz verdiği için, destek verdiği için, Devlet Bahçeli her daim devletin yanında oldu. Zor zamanında hep Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında durdu. Yeni sistemle yönetilecek Meclis’te yine AK Parti’ye destek vereceğini düşünüyorum.
Bu zafer bizim, bu zafer hepimizin.
Bu ülke hepimizin.
Kardeşlik duygusu içinde, birlik beraberlik içinde değerlerimize sahip çıkarak yaşayacağız. Birbirimizi severek, saygı göstererek mutlu olmayı, güçlü olmayı başaracağız, inşallah!