Mehmet Tevfik Göksu, eğitimde dinî içeriklerin artırıldığı yönündeki eleştirilere sert sözlerle karşılık verdi. Laiklik vurgusu yapan kesimleri hedef alan Göksu, söz konusu eleştirileri tarihsel bir perspektifle değerlendirdi ve bu çevreleri “Haçlı zihniyeti”ne benzetti.
Göksu, çocukların eğitiminde manevî değerlerin göz ardı edilemeyeceğini belirterek, devletin temel sorumluluğunun yalnızca akademik başarıyı değil, aynı zamanda ahlaki ve kültürel gelişimi de kapsadığını söyledi. Çocukların Kâbe, Hz. Muhammed ve dinî kavramlarla tanışmasının eleştirilmesini doğru bulmadığını ifade eden Göksu, Ramazan temalı okul etkinliklerinin toplumun kültürel dokusunun bir parçası olduğunu dile getirdi.
“Bu toprakların ruhunda Ramazan var, oruç var, medeniyet var” diyen Göksu, söz konusu etkinliklerden rahatsızlık duyulmasını eleştirdi. Açıklamalarında, dinî değerlerin kamusal alandan dışlanmak istendiğini savunan Göksu, bu çabaların sonuçsuz kalacağını öne sürdü.
Göksu’nun açıklamaları, eğitim sisteminde laiklik ile dinî değerler arasındaki dengeye ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyunda farklı tepkilere yol açan konuşma, siyasi ve toplumsal çevrelerde geniş yankı buldu.
