Gençlerin Geleceğine Açılan Bir Kapı: Empati Odaklı Liderlik

Eğitim yalnızca bilgi aktarmak değil, insan yetiştirmektir. Günümüz dünyasında gençlerin başarılı olabilmeleri için akademik bilgi kadar iletişim kurabilmeleri, farklı düşüncelere saygı gösterebilmeleri, takım çalışmasına uyum sağlayabilmeleri ve gerektiğinde sorumluluk alabilmeleri de büyük önem taşıyor.

İşte bu noktada, EmLead – Empati Odaklı Liderlik Projesi gibi çalışmaların ayrı bir anlam taşıdığını düşünüyorum.

Bilim ve İnsan Vakfı’nın katkılarıyla yürütülen proje kapsamında, 29 Eylül–1 Ekim tarihleri arasında İspanya’nın Valencia kentinde uluslararası bir eğitim programı gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden gençleri ve gençlik çalışanlarını bir araya getiren program, yalnızca bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde, farklı kültürlerin ve farklı bakış açılarının buluştuğu önemli bir deneyim oldu.

Programda empati odaklı liderlik, takım çalışması, kapsayıcılık, aktif katılım ve inisiyatif alma gibi günümüz gençlerinin ihtiyaç duyduğu önemli konular ele alındı.

Atölye çalışmaları, grup faaliyetleri, rol yapma uygulamaları ve interaktif etkinliklerle katılımcıların liderlik ve iletişim becerilerini uygulamalı olarak geliştirmeleri hedeflendi.

Liderlik, yalnızca yönetmek değildir

Bugün liderlik denildiğinde çoğu zaman akla bir grubu yönetmek veya karar vermek geliyor. Oysa gerçek liderlik, önce insanı anlamaktan geçiyor.

Karşımızdaki insanın ne hissettiğini anlayabilmek, farklı düşüncelere kulak verebilmek, ortak bir hedef etrafında insanları bir araya getirebilmek ve gerektiğinde sorumluluk üstlenebilmek, çağımızın liderlik anlayışının temel unsurları arasında yer alıyor.

Bu nedenle empatiyi merkeze alan liderlik anlayışı, gençlerin hem eğitim hayatında hem de sosyal yaşamlarında önemli bir kazanım sağlayabilir.

Farklı ülkeler, ortak değerler

Valencia’daki programın dikkat çekici yönlerinden biri de farklı ülkelerden gençlerin aynı ortamda buluşmasıydı.

Farklı kültürlerden gelen gençlerin bir araya gelmesi, yalnızca yeni arkadaşlıkların kurulmasını sağlamıyor. Aynı zamanda önyargıların kırılmasına, farklılıkların anlaşılmasına ve ortak değerlerin keşfedilmesine de imkân tanıyor.

Bilim ve İnsan Vakfı adına programa katılan beş katılımcının farklı ülkelerden gençler ve gençlik çalışanlarıyla fikir ve deneyim alışverişinde bulunması da bu açıdan önemli.

İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencisi Melanie Urrutia’nın, Valencia’daki eğitimin kendisine farklı ülkelerden gençlerin bakış açılarını tanıma ve yeni beceriler geliştirme fırsatı sunduğunu belirtmesi, bu tür uluslararası programların gençler üzerindeki etkisini açıkça ortaya koyuyor.

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğrencisi ve Bilim ve İnsan Vakfı gençlik koordinatörlerinden Irdina Nor’un değerlendirmesi ise işin başka bir boyutuna dikkat çekiyor. Bu tür çalışmalar, gençlik faaliyetlerinde kullanılabilecek yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve farklı kuruluşlarla iş birliği ağlarının güçlenmesine katkı sağlıyor.

Bilim ve İnsan Vakfı Dış İlişkiler Müdürü ve gençlik koordinatörlerinden Melisa Hodzic’in de ifade ettiği gibi, farklı kültürlerden akranlarla birlikte üretmek ve sorumluluk almak, gençlerin özgüvenlerini ve dünyaya bakışlarını geliştiren önemli bir deneyim.

Gençlere güvenmek gerekiyor

Aslında bütün bu çalışmaların bize hatırlattığı çok önemli bir gerçek var:

Gençlere sadece geleceğin insanları olarak değil, bugünün aktörleri olarak bakmalıyız.

Gençlerin karar alma süreçlerine katılmaları, fikirlerinin dinlenmesi ve toplumsal hayatta sorumluluk üstlenmeleri, onların özgüvenlerini artırdığı gibi toplumun geleceğine de doğrudan katkı sağlıyor.

Eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumları el ele verdiğinde gençler için çok daha güçlü fırsatlar oluşturulabilir.

EmLead Projesi de bu anlayışın güzel örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Valencia’da gerçekleştirilen program birkaç günlük bir eğitim faaliyeti olarak görülebilir. Ancak gençlerin farklı kültürlerle tanışması, yeni beceriler kazanması, farklı düşünceleri anlaması ve kendi potansiyelini keşfetmesi açısından etkisi çok daha uzun süre devam edecek bir deneyimdir.

Çünkü iyi bir eğitim, yalnızca sınıfta verilen derslerden ibaret değildir.

Bazen farklı bir ülkeye yapılan yolculuk, farklı bir kültürle kurulan iletişim, bir ekip içinde alınan sorumluluk veya başka bir insanın hikâyesini dinlemek de en az bir ders kadar öğretici olabilir.

Gençlerimize bu imkânları ne kadar fazla sunabilirsek, geleceğe o kadar güçlü hazırlanmış bir toplum inşa edebiliriz.

EmLead – Empati Odaklı Liderlik Projesi’nin de gençlerin uluslararası deneyim kazanmalarına, farklı kültürlerle iletişim kurmalarına ve toplumsal hayatta daha aktif roller üstlenmelerine katkı sağlaması bakımından değerli bir çalışma olduğunu düşünüyorum.

Unutmamak gerekir ki geleceğin güçlü toplumları, yalnızca iyi eğitim almış değil; empati kurabilen, sorumluluk alabilen, farklılıklarla birlikte yaşayabilen ve gerektiğinde inisiyatif kullanabilen gençlerin omuzlarında yükselecektir.