Keşke Müslüman ülkelerinde Papa’nın gördüğü ilgi ve ihtimamın bir benzeri, bizim Müslüman din âlimlerimize de Hristiyan ülkelerinde gösterilse…
Ama nerede o günler? Bir papaza duyulmadık hayranlık kalmıştı; onu da devlet olarak, muhalefetiyle iktidarıyla, tüm erkânıyla misafirperverlikte adeta zirveye çıkılarak gösterdiler Papa hazretlerine.
En acı tarafı ise şu ki: Samimi ve şuurlu Müslüman nesil her geçen gün eriyor, yok olmaya doğru gidiyor. Devletimizin bu konuda çözüm üretmesi gerekirken Papa’ya gösterilen aşırı ilgi ve hürmet, halkın önemli bir kısmı tarafından hoş karşılanmadığı gibi, incitici ve üzücü bir tablo ortaya çıkardı. İnsan izlerken “Bu kadarı da olmaz” demeden edemiyor.
Papa ya da başka bir ruhani lider ülkeye gelsin, buna kimsenin itirazı yok. Ancak gösterilen bu ölçüsüz ilgi, bir Müslüman olarak anlaşılır değil. Madem bu kadar hürmet edildi, peki aynı Papa camiye davet edilse gelmeye cesareti olur mu? Hangi camide namaz kılacak? Elbette gelmez; çünkü niyetler farklıdır. Biz hoşgörüyle yaklaşırız ama o, kendi inancının gereğini her yerde yapar. Biz Müslümanlar ise çoğu zaman aşırı iyi niyetliyiz; iyi niyetli olalım ama saf olmayalım.
İçimden “Bu konuyu kapatalım” diyorum ama yine de akla şu soru geliyor: Bu Papa efendiye kim, cesaretle “Bugün günlerden cuma, buyurun camiye” diyebilir? Elbette Ayasofya’ya gider; ama niyet farklı olur. Biz cami olarak görürken, o kilise olarak görür. Dili cami dese bile niyet amele göredir; niyet değişmediği sürece hakikat de değişmez.
Biz ne zaman özümüze döneceğiz? Ne zaman Müslümanlığı hakkıyla yaşayıp yeni nesillere layıkıyla teslim edeceğiz?
Daha çok şey söylenir ama anlayana bu kadarı da yeter.
Hayırlı Cumalar papaz severlere…
Ve gerçek anlamda şuurlu Müslüman kardeşlerimin Cuması Mübarek Olsun.